Cuma, Kasım 09, 2012

İnsan Zekâsına Sosyal Zekâ ve Multiple Intelligence Theory üzerindenbir bakış

Beylik lâflara bu ünvanlarını kazandıran şey, lâfın hakikaten beylik olması kadar neredeyse herkes tarafından sevilmeleri olsa gerek. "Öğrenmenin yaşı yok!" da benim sevdiğim beylik lâflardan biri.

Geçtiğimiz Pazartesi, öğrenmenin yaşı olup olmadığını yerinde test etmek için Sosyal Zekâyı kendine konu edinmiş bir kişisel gelişim eğitimindeydim. 2 gün süren eğitim boyunca, tamamlamak için maaş aldığım işler toplanmış beni bir kenarda beklerlerken ben, eğitimle haşır neşir olup lise talebesi tadını yakalama fırsatı buldum.

Bi' kere "Biz pozitif bilimler okumuş adamız! Empatiydi, sosyal zekâydı boş işler! Böyle yaşam koçuydu kişisel gelişimdi tatavaları bize gelmez, biz (ben ve Nihat Doğan) bu işin kitabını yazmışız arkadaş!" kolaylığına kaçmadan iki gün boyunca anlatılanların ve eğitmenin hakkını baştan vererek başlayayım. Bi' çok şey öğrendim. Belki başka yazılarda bunlara da değinirim ama şimdilik benim için en çarpıcı olanla başayacağım:

Bu güne kadar benim için dünyada 2 tür insan vardı; kafası çalışanlar ve çalışmayanlar! Eğitimde anladımki ilk grupta bir sorun yok ama benim ikinci grupta topladığım kitle, kendi içinde (sosyal, dışa dönük, ağzı lâf yapan, karizmatik v.b. gibi) alt başlıklara ayrılıyorlarmış. İşte alt metinde bize bir nevi "onlar da insan, onların da kendilerine göre artıları var" mesajını veren bu teoriye "Multiple Intelligence Theory" deniyor. Türkçeye "kafası teknik işlere, matematiğe çok basmasa da eğlenceli bi' tiptir." olarak tercüme edebiliyoruz.

Yazıma son verirken bu güne kadar doğru dürüst adam yerine koymadığım arkadaşlara buradan selâm ediyorum. Artık sosyal zekâya da saygım sonsuz...

En azından aksine ikna olacağım bir başka deneyim yaşayana kadar.

;)

Hiç yorum yok: